Category Archives: Tanıtım

Mezuniyet Öncesi Eğitim Programları

Paket program dahilinde Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencilerine 6 hafta süreli 2 grup halinde teorik ve pratik dersler;

  • Teorik dersler; 27+1 ayrı konuda, toplam 27 saat (Pazartesi ve Cuma)
  • Pratik dersler; 3 hafta boyunca saat 08.30-11.45 arasında; 3 hf. dönemde tek Çarşamba Lepra Eğt. Araştırma Hast. Ziyareti (1 gün)
    • Öğretim üyesi poliklinik çalışması (hasta muayenesi, reçete yazımı)
    • Serbest poliklinik çalışması (Asistan Dr. eşliğinde)
    • Dermatolojik hastalıkları slayt üzerinde tanı
    • Allerji polikliniğinde uygulamalı pratik
    • Behçet Hast. Polikliniği ve paterji test uygulama
    • Servis hasta viziti
    • Dermatoloji pansuman, pansuman solüsyonları, kullanımı
    • Dermatolojik hastalıklarda reçete yazım uygulamaları

mezuniyet-oncesi

  • Fakültemiz ve Ülkemizin diğer Tıp Fakültelerindeki 6. sınıf öğrencileri seçmeli ders olarak Dermatoloji stajı için kliniğimizi tercih ederek staj yapmaktadırlar.
  • Yurt dışından, özellikle de Avrupa Birliği‟ne üye ve diğer ülkelerden ERASMUS veya farklı değişim programları çerçevesinde gelen öğrencilere 5. sınıf öğrencileri ile birlikte Dermatoloji stajı teorik ve pratik dersler halinde verilmektedir.
  • Tıp Fakültesi I. sınıf öğrencilerine, seçmeli olarak Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ile ilgili 1 saatlik ders
  • Fakültemiz III. sınıf öğrencilerine Duyu-Sinir Ders diliminde 2 ders anlatılmaktadır.
  • Sınav Uygulaması; 5. sınıflara görsel-yazılı sınav yapılmaktadır.

Uz. Dr. Goncagül BABUNA KOBANER

goncagul-babuna1977 yılında İstanbul’da doğdu. 1996’da İstanbul Özel Alman Lisesi’ni, 2003’de Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 9 ay süre ile asistan olarak çalıştıktan sonra, 2005 yılında anabilim dalımızda asistanlığa başladı. “Pemfiguslu Hastalarda Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi” başlıklı tezini hazırlayarak 2011 yılında dermatoloji uzmanı oldu.

Uzmanlık mecburi hizmet görevini 2012-2014 yılları arasında Aksaray Devlet Hastanesi’nde tamamladı. Eylül 2014 tarihinden itibaren kliniğimizde uzman olarak görev yapmakta ve çok iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Misyonumuz ve Vizyonumuz

Misyon

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinin örnek bir akademik ünitesi olarak;

  • Ülkemizi hem Ulusal hem Uluslararası alanda en üst düzeyde temsil etmek,
  • Toplumun ihtiyaçlarına yönelik ve evrensel bilgiye katkıda bulunacak bilimsel araştırmalar yapmak,
  • Öğrenciler,uzmanlık öğrencileri ve uzman hekimlerin eğitimine katkı sağlamak,
  • Halkımızın sağlığını korumak ve tedavi etmek.

Vizyon

Kısa ve uzun dönemde;

  • Bu kurumdan hizmet alan öğrenci, uzmanlık öğrencisi, araştırmacı, kurum içi ve kurum dışı çalışanlar, hastalar ve Tüm Halkımızın memnuniyetlerini yükseltmek, Ulusal ve Uluslararası alanda, özellikle uzmanlık eğitiminde ilk sırada tercih edilen kurum olmak,
  • Öğretim üyesi başına Türkiye genelinde uluslararası yayın üretmede birinci sırada yer almak, Hekimlik onur ve şerefini koruyarak kaliteli hizmet sunan ve tercih edilen merkez olma özelliğini korumak ve devam ettirmek.

Dermato-Kozmetoloji Polikliniği

dermato-kozmetoloji-poliklinigi-2 dermato-kozmetoloji-poliklinigi-3
dermato-kozmetoloji-poliklinigi

Anabilim Dalımız Dermato-Kozmetoloji birimimizde hekimlerimiz tarafından uygun görülen endikasyonlarda Botilinum toksin (Botox) injeksiyonu, dolgu maddesi uygulaması, dermoroller, mezoterapi, PRP ve peeling uygulamaları yapılmaktadır. Ayrıca vasküler ve pigmente lezyonların tedavisi için Nd-YAG-KTP laser kullanılmaktadır.

Dermato-Kozmetoloji birimimizde lazer uygulaması için önce genel poliklinik muayenesi olunmakta ve hekimin değerlendirmesi sonucu uygun bulunursa lazer polikliniğine yönlendirilmektedir. Diğer tüm dermatokozmetik uygulamalar ücretli kapsamda olup hastanemiz fiyat listesi uygulanmaktadır.

Genel Dermatoloji Laboratuvarı

laboratuvar-02

Genel Dermatoloji Laboratuvarında Yapılan Testler

  • Deri ve mukozada mantar aranması
  • Demodex bakılması
  • Sarcopt bakılması
  • Ped. hum. capitis bakılması
  • Eritrazma bakılması
  • Tam idrar tetkiki
  • Direkt parazit incelenmesi
  • Karanlık saha testi (spiroket)
  • Boyalı mikroskopik inceleme
  • Boyasız mikroskopik inceleme
  • DPCP uygulaması

Görevliler

Tülay ÖZTÜRK

1978 yılında İstanbul’da doğdu. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulundan mezun oldu. 1998 yılından itibaren Anabilim Dalımızda Sağlık Teknikeri olarak çalışmaktadır.

İmmünoloji Laboratuvarı

İmmünoloji Laboratuvarımızda Yapılan Testler

Direkt immunfloresan inceleme (DIF)

DIF incelemede (hasta deri biopsilerinin cryo-cut ta kesimi + deri kesitlerinin FITC işaretli antikor konjugatlar (IgM, IgG, lgA, C3, fibrinojen) reaksiyonu ile enkübasyon + immunfloresan mikroskopta değerlendirme aşamalarında oluşmaktadır.

  • Büllü otoimmun hastalıklar
    • Pemphigus grubu: Pemphigus vulgaris,pemphigus vegetans, pemfigus foliaceus, pemfigus eritematozus, paraneoplastik pemphigus, lgA pemphigusu,
    • Pemphigoid grubu: Büllöz pemphigoid, Sikatrisyel pemphigoid, Pemfigoid gestasyonen,
    • Akiz Epidermolizis Bülloza,
  • Liken planus,
  • Lineer lgA hastalığı, Dermatitis Herpetiformis, Vaskulitler (Henoch schönlein purpurası ve diğerleri),
  • Sistemik otoimmun hastalıklar (Diskoid Lupus eritematozus, Sistemik Lupus eritematozus)

Hastadan alınan biyopsi örneği dondurulduktan sonra kesilerek florezan işaretli antikorlarla boyanır ve florezan mikroskopta değerlendirilir.

Özellikle otoimmun büllü hastalıklarda tanı için kesinlikle gerekli bir yöntemdir. Bu inceleme ile aşağıdaki hastalıklara tanı konulmaktadır.

Split skin DIF inceleme

Hastadan alınan biyopsi örneği önce ayrıştırılır, sonra işleme alınır. Oldukça zahmetli bir yöntem olduğu için ülkemizde çok az laboratuvarlarda yapılmakta olup İstanbul’da sadece bizim laboratuvarımızda yapılmaktadır. Otoimmun büllü hastalıklarda ayırıcı tanı için gerekli bir inceleme yöntemidir.

İndirekt immun florezan inceleme

Hastadan alınan kan örneğinde dolaşan antikorlar araştırılır. Pemfigoid grubu büllü hastalıklarda tanı amaçlı uygulanır. Ayrıca pemfigois grubu hastalıklarda antikor titrasyonunun yapılması tedavi izleminde önemli bir yer taşır. Şehrimizde ancak biri bizim laboratuvarımızda olmak üzere iki laboratuvarda gerçekleştirilmektedir. ELİZA yöntemi ile antikor araştırılması hastanın kan örneğinden yapılan bu incelemede Pemfigus grubu hastalıklarında Dsg 1 ve Dsg 3 antikorları tanı amaçlı veya tedavi takibinde bakılır.

ELİZA yöntemi ile yapılan bu inceleme aynı zamanda tedavinin başarılı olup olmadığını sayısal olanak belirlemektedir.

İmmünoloji Laboratuvarımızda Prof. Dr. Rıfkiye Küçükoğlu ve Prof. Dr. Afet Akdağ Köse sorumluluğunda Uz. Biolog Pervin Akdağ ve Lab. Tek. Tülay Öztürk hizmetleri yürütmektedir.

Laboratuvarlarımız (immünoloji ve alerji) kendi fakültemize olduğu kadar diğer çevre hastanelere de sevk zinciri dahilinde tetkikler açısından cevap vermektedir.

Kliniğimiz laboratuvarlarında gerek genel poliklinikten gönderilen, gerekse özel olarak başvuran hastalara yönelik olarak tanı ve izleme amaçlı işlemler yapılmaktadır.

Laboratuvarımıza yönlendirilen hastaların tetkikleri gün içinde sonuçlandırılmaya çalışılmaktadır. Tetkik sonuçları her gün 14.00′den itibaren hastalara verilmektedir.

Görevliler

pervin-akdagPervin AKDAĞ

26.08.1978 Adana’da doğdu. Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümünden mezun oldu ardından Çukurova Üniversitesi Biyoteknoloji Anabilim Dalında yüksek lisansını tamamladı. 1996 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde çalışmaya başladı. 2013 yılından itibaren Anabilim dalımızda Biyolog olarak çalışmaktadır.

 

 

Alerji Laboratuvarı

Alerji Laboratuvarında Uygulanan Testler

Tip IV alerjiye yönelik deri testleri

Yama testi (Patch test): Alerjik kontakt ekzemanın tanı testidir. Şüphelenilen alerjen maddeler, özel odacıklı test flasterleri ile kapalı yama testi yöntemiyle hastaların sırt derisine yapıştırılmakta, 48., 72., 96. saatlerde ve 7. gün Uluslararası Kontakt Dermatit Araştırma Grubu’nun kriterlerine göre değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, bir hastanın testi 1 hafta sürmektedir. Laboratuvarımızda yaklaşık 400 farklı kontakt alerjen, çeşitli meslek alerjenleri gibi standart test alerjenlerinin yanı sıra, hastaların kendi maddeleri de (kozmetik, kumaş, ayakkabı, ilaç, mesleksel maddeler v.b.) standart olmayan maddelerle test ilkelerine göre her hasta için özel hazırlanarak test edilebilmektedir.

Fotoyama testi (Photopatch test): Alerjik fotokontakt ekzemanın tanı testidir. Test maddeleri ışınlanacak alan ve kontrol alanı olmak üzere iki ayrı bölgeye yapıştırılmakta, 24 saat sonra test bölgesi UVA veya UVB ile ışınlanarak, yama testi ilkelerine göre 1 hafta boyunca değerlendirilmektedir.

Atopi yama testi (Atopy patch test): Aerogen ve gıda alerjenleri ile şiddetlendiği düşünülen atopik dermatit olgularına uygulanan özel bir yama testidir.

Tip I alerjiye yönelik deri testleri

Delme testi (Prick Test): Atopik dermatit, atopik deri, alerjik ürtiker (kontakt ürtiker vb.) düşünülen dermatoloji hastalarında uygulanan IgE’ye bağlı erken tipte aşırı duyarlık reaksiyonlarının tanı testidir. Şüphelenilen aerogen ve gıda alerjenleri ile ön kol derisine özel lansetler yardımıyla delme testi yapılmaktadır. Sonuçlar 20 dakika sonra, oluşan urtika reaksiyonunun çapına göre değerlendirilmektedir. Laboratuvarımızda standart Avrupa delme testi alerjenleri, gıda alerjenleri ve gerekirse hastanın kendi maddeleri ile delme testi yapılmaktadır.

Delme testine alternatif testler: Standart olmayan maddelerle Tip I alerjik reaksiyon şüphesinde açık (open) test/ovma (rub) testi/kapalı (chamber) test/çizme (scratch) testi/kapalı çizme (scratch-chamber) testi/iki delmeli (prick-prick) test gibi alternatif test yöntemleri uygulanmaktadır.

Fiziksel ürtiker testleri

Soğuk, sıcak, ultraviyole, basınç ve egzersiz testlerini içermektedir.

Eliminasyon/Provokasyon testleri

Özellikle tip IV immünolojik mekanizmayla ortaya çıkan çeşitli ilaç alerjilerinde (başta fiks ilaç erupsiyonu olmak üzere) ve sistemik kontakt dermatitlerde uygulanmaktadır.

Görevliler

Tülay ÖZTÜRK10723344_1476891375931700_105905570_n

1978 yılında İstanbul’da doğdu. 1997 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulundan mezun oldu. 1998 yılından itibaren Anabilim Dalımızda Sağlık Teknikeri olarak çalışmaktadır.

Veneroloji Bilim Dalı

1994 yılında kurulan bilim dalımız deri hastalıkları konusunun ayrılmaz parçası olan “Zührevi Hastalıklar” alanında eğitim, araştırma çalışmaları gerçekleştirmekte, bir özel dal polikliniği ile halkımıza hizmet vermektedir.

Prof. Dr. Güzin ÖZARMAĞAN Bilim Dalı Başkanı

Prof. Dr. Güzin ÖZARMAĞAN
Bilim Dalı Başkanı

Psoriasis Polikliniği

sedef-1 ayaktan-hasta-kati-1

Bu özel dal polikliniğimizde gerek genel poliklinikten gönderilen, gerekse özel olarak başvuran hastalara yönelik olarak psoriasis (sedef) hastalığının tanı ve tedavisine yönelik işlemler yapılmaktadır.

Perşembe günleri hizmet veren polikliniğimizin sorumlusu Prof. Dr. Güzin Özarmağan’dır. Kliniğimiz asistanları üçer aylık rotasyonla halinde poliklinikte hizmet vermektedirler.

Polikliniğimizde sedef hastalığının her türünün tanı ve tedavisine yönelik tüm hizmetler verilmektedir. Gerekli görülen hastaların tedavisi yatırılarak da yapılabilmektedir.

Psoriasis (Sedef) Hakkında

Psoriasis (Sedef Hastalığı) Nedir?

Kırmızı üzeri sedefimsi kepeklenmelerle seyreden bir deri hastalığıdır. Kalıtımla ilişkili bağışıklık (immün) sistemindeki bozukluk sonucudur.

Alevlenme ve iyileşme dönemleri gösteren süreğen bir seyir özelliği vardır.

Kaşıntı ve yanma gibi yakınmalara yol açmaz, ancak hastanın psişik yapısı nedeni ile bazı rahatsızlıklar söz konusu olabilir.

Görülme Sıklığı

Dünyanın nüfusunun %1-2’sinde sedef hastalığı görülür. Özellikle kuzey Avrupa ülkelerinde sıktır. Eskimolar ve zencilerde de seyrektir. Kadın ve erkeklerde aynı sıklıkta ortaya çıkar.

Ne Zaman Başlar?

Herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. En çok 16-22 yaşlarında başlar. 50’li yaşlardan sonra da başlama olağandır.

Sedef Hastalığı Neden Olur?

Nedeni tam bilinmiyor. Kalıtımsal olarak yatkınlığı olan kişilerde bazı enfeksiyonlar, fizik, kimyasal veya psişik travmalar, gebelik menopoz gibi hormonal dalgalanmalar, bazı ilaçlar hastalığın ortaya çıkışında tetikleyici olabilir.

sedef-2   sedef-3

Asıl olay hastalıklı bölgede derinin aşırı üremesidir. Bunun sonucu kepeklenme oluşur.

Belirtileri Nelerdir?

  • En çok görülen diz, dirsek, saçlı deri, kuyruk sokumu gibi vücut bölgelerinde birkaç santimetre çapındaki kırmızı-kepekli döküntülerdir (Plakpsoriasis).
  • Özellikle çocuklarda, boğaz enfeksiyonları sonrası boyutları bir santimetreden küçük olan yaygın döküntüler olabilir (guttat psoriasis).
  • Çok az sağlam deri bölgesi bırakacak kadar yaygın olabilir (jeneralize psoriasis). Tüm vücut derisi kızarıp, kepeklenebilir (Eritrodermikpsoriasis).
  • Bu tiplerin dışında sedefin püstüler psoriasis diye isimlendirilen cerahatli döküntülerle seyreden, alışılmışın dışında kıvrım bölgelerini (koltuk altı, meme altı, kasık gibi) tutan çeşitleri de vardır.
  • Tüm vücut derisini veya sınırlı bölgelerde olabilen (avuç içi taban gibi) püstül dediğimiz küçük cerahatli lezyonlar şeklinde olabilir (püstüler psoriasis).

Tedavisi var mı? Tedavi ne sağlar?

Tedavi hastalığın belirtilerinin silinmesini sağlar, yinelemeleri önleyemez. Sedef hastalığının en önemli özelliği kişiden kişiye hatta aynı kişide bile değişebilen sürelerde yineleyebilmesidir. Tedaviye erken başlamış olma bu açıdan üstünlük sağlamaz. Tam aksine yanlış veya gereksiz tedaviler hastalığın direnç kazanmasına, hafif şekillerin ağır, yaygın sedef tiplerine dönüşmesine neden olabilir.

sedef-4   sedef-5

Tedaviye her zaman en basit ilaçlarla başlanmalıdır. Bu nedenle yaygın olmayan hastalıkta, bölge derisinin özelliğine göre seçilmiş losyon, krem veya merhemler uzman hekimlerin denetiminde kullanılmaktadır.

Dışarıdan uygulanan ilaçların yetersiz kaldığı ve/veya yaygın hastalık halinde ışık tedavileri (fototerapi) uygulanabilir.

Son zamanlarda hastalığın nedenine yönelik araştırmalarla belirlenen, bağışıklık sistemini ilgilendiren aksaklıklara yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Ekonomik yükü fazla olan tedaviler belirli durumlarda yakın takip koşuluyla kullanılmaktadır.

Sonuç olarak Sedef hastalığının değil sedef hastasının tedavisi söz konusudur. Aynı hasta için değişik zaman dilimlerinde farklı tedaviler kullanılabilir, hatta aynı anda birkaç tedavi yöntemi bir arada uygulanabilir.

Sedef Hastalığı nelere yol açabilir?

Belirli bölgeleri tutan sedef hastalığı görünüm dışında hiçbir organik rahatsızlığa neden olmaz. Ancak kişinin psişik yapısı ile uyumlu olacak şekilde rahatsızlık söz konusudur. Yaygın olduğunda (eritrodermik veya yaygın püstüler psoriasis) ateş, halsizlik hali ile beraber sıvı, elektrolit, protein kaybı söz konusudur. Bu durumda hastanede yatırılarak takip gerekebilir.

Sedefli hastaların %5-15’inde artrit (sedef romatizması) gelişebilir. Bu durumdaki hastaların tedavisi ve takibi dermatolog, romatolog iş birliği ile yürütülür. Konunun uzmanı olmayan hekimlerce uygulanan artrit tedavileri derideki sedef hastalığının yaygınlaşmasına ve tedavilere direnç kazanmasına neden olabilir.

Sedef hastalığının tek belirtisi kafa derisinde olabilir, bu durumda gözden kaçabilir. Saçları dökmez kişi saçındaki kepeklenmeden yakınır.

Sedef hastalığının seyri sırasında veya ilk belirti olarak tırnaklarda bozukluklar görülebilir. Noktasal çukurcuklar (yüksük tırnak) en çok görülen değişikliktir. Renk değişikliği kalınlaşmalar, dökülmeler olabilir.

Fototerapi nedir?

Güneş ışığının belirli dalga boyları ile yapılan tedavidir. En basit fototerapi yaz aylarında mümkün olan güneş banyolarıdır. Atak halinde olmayan sedef hastalığında Ultraviyole B’den zengin bu tür güneş banyoları yararlıdır. Olumsuz tarafı zaman içinde güneşin neden olduğu deri yaşlanması ve onun doğal sonuçlarıdır.

Bugün fototerapiler, dalga boyları belirlenmiş ışık yansıtan lambalar içeren cihazlarla gerçekleştiriliyor.

  1. Klasik ultraviyole B, fototerapisi
  2. Darbant ultraviyole B, fototerapisi
  3. PUVA diye kısaltılarak isimlendirilen psoralen ve ultraviyole A ile yapılan

Fotokemoterapi sedef hastaların da uygulanan yöntemlerdir. İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Fototerapi Ünitesinde hem bölgesel hem genel uygulama cihazları mevcuttur.

Ek olarak banyo PUVA diye isimlendirilen ağızdan psoralen alamayacak hastalar için geliştirilmiş yöntem de uygulanabilmektedir.

İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalında öğretim üyesi denetiminde psoriasis polikliniği yapılmaktadır. Burada her hasta ayrıntılı olarak incelenmekte düzenli olarak kontrollerini yaptırabilmektedir. Ayrıca sedef hastalığı ile ilgili gelişmeleri yakından izleyerek güncel tedavi olanağını bulmaktadır.

psoriasis-01 psoriasis-02 psoriasis-03

Fototerapi Birimi

fototerapi-birimi

Kliniğimiz Fototerapi Biriminde çeşitli deri hastalıkların da gerek genel poliklinikten gönderilen, gerekse özel olarak başvuran hastalara yönelik olarak UV-A, UV-B ve kombine tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Ünitemiz hafta içi her gün hizmet vermektedir. PUVA tedavisi ya da Fototerapi; çeşitli dalga boylarında ultraviyole ışınları kullanılarak yapılan, özellikle psoriazis (sedef), mikozis fungoides başta olmak üzere çeşitli deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

Hastalığın türü, şiddeti, vücuttaki yaygınlığı, dağılımı ve kontrendikasyonları gibi unsurlar değerlendirilerek fototerapinin nasıl uygulanacağına hekim tarafından karar verilir. Hekimin düzenlediği tedavi Programı deneyimli hemşirelerce uygulanır. Fototerapinin süresi de tedaviye bağlı olarak değişebilmektedir.

fototerapi-birimi-2

Kliniğimizde uygulanabilen fototerapi yöntemleri şunlardır;

  1. Fotokemoterapi (PUVA)
    1. Tüm vücut
    2. Bölgesel
      • El-Ayak
      • Saçlı deri
  2. Klasik UV-B
  3. Darband UV-B
  4. Tarak UV-A
  5. Banyo PUVA

Çeşitli sosyal güvenlik kuruluşları bu tedavinin bedelini ödemektedirler.

Servis Görevlileri

Şaziye ÖZGÜRsaziye-ozgur

1956 yılında Bulgaristan’da doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesinden ve PMİ İvan Petroviç Pavlov Üniversitesinden mezun oldu. 1995 yılında İstanbul Tıp Fakültesine başladı. 2007 yılından itibaren Anabilim Dalımızda Fototerapi bölümünde Hemşire olarak çalışmaktadır.

.


Ayşe HOCAOĞLU KALKANayse-hocaoglu

22.10.1975 Bulgaristan’da doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesinden mezun oldu. 1996 yılında İstanbul Tıp Fakültesinde başladı. 2007 yılından itibaren Anabilim Dalımızda Hemşire olarak çalışmaktadır.